UETD Ekonomi Birim Başkanı Orhan Kaplan: “UETD Bremen, ekonomik alanda gereken atılımı yapacaktır”

Avrupalı Türklerin Gazetesi Üçüncü Nesil, UETD Bremen Bölge Ekonomi birim Başkanı Sayın Orhan Kaplan ile sizler için UETD Bremen´in dünü bugünü ve yarınını konuştuk. Begenmeniz dileğiyle.

Sayın Orhan Kaplan kısaca bize kendinizi tanıtır mısınız?

1964 Adana / Karaisalı – Küçükçınar köyünde doğdum. 1971 yılında Almanya´ya geldim. Ticaret lisesini bitirdikten sonra ticarete atıldım. Evliyim ve üç erkek babasıyım.

Hobilerinizi sorabilir miyim?

Kemal Bey, iş hayatımın yoğuluğundan  dolayı hobilerime vakit ayıramıyorum ama neden keyif alıyorsunuz derseniz ailemle, çocuklarımla bir arada olmak derim.

Orhan Bey, UETD Bremen´e ne zaman katıldınız? ve nasıl oldu?

UETD Bremen´e katılmam iki seneyi geçti diyebilirim. Nasıl oldu sorusuna gelince ben aslında kurulacak olan  UETD Oldenburg şubesinde görev alacaktım, işyerim de orda olduğu için orası daha uygun olur diye düşünmüştüm. Oldenburg´daki toplantılara katılıyordum bir gün Burak Başkan beni aradı ve “Orhan Bey, UETD Bremen Bölge Teşkilatında Ekonomi Birim Başkanlığı göreviniz hayırlı olsun” dedi.

Peki hiç demediniz mi ne oldu, niye ben diye?

Yok demedim.

Peki Ekonomi Birim Başkanlığı süresince ne gibi faliyetler yaptınız?

Ekonomi Birimi Başkanlık görevini aldıktan sonra ilk başlarda teşkilatın nasıl işlediğini, ne gibi çalışmalar yapıldığını izledim. Sonrasında ise esnaflarımıza, iş adamlarımıza ziyaretler düzenledik. Size şu kadarını söyleyebilirim, Başkanla birlikte altmışın üstünde işverenlerimizi UETD Bremen hakkında bilgilendirdik.

İşverenlerin geri dönüşleri nasıl oldu?

İşverenlerimizden güzel dönüşler aldık. Ellerinden ne gelirse yapmaya hazır olduklarını belirttiler.

Orhan Bey, Başkan 15 Temmuz programında ekonomide de güçlü olacağız dedi. Güçlü derken neyi kast etti, yeni projeler mi var? Varsa nedir bunlar?

Evet, Allah nasip kısmet ederse var.

Nedir onlar açıklayabilir misiniz?

Onları şu an açıklayamam ama Bremen ve çevre illerinde yaşayan insanlarımızın yararına çalışmalar olduğunu diyebilirim. Yani sadece işverenleri değil, tüm halkı kapsıyor.

Peki 2019 Bremen Eyalet seçimleri için kendi adayımızı çıkarmamız konusunda neler düşünüyorsunuz?

Kemal Bey, samimiyetimle söylüyorum sonuna kadar katılıyorum. Bugün üç bin kilometre uzaktan Türkiye’den milletvekilleri geliyor. Bremen´de vatanadaşlarımıza hizmet ediyor. Onların sorunlarını dinliyor, onlarla hasbihal ediyor. Bu da tabiki hoşumuza gidiyor, hoşumuza gittiği gibi bu sefer de bizleri düşünmeye itiyor. Berlin Parlamentosu’ndaki ve Eyalet Meclislerindeki Alman milletvekilleri ne iş yapiyor diye. Onlar niye gelip bizimle aynı ortamı paylaşmıyor, bizim programlarımızda neden olmuyorlar diye.

UETD Bremen Kültür ve Sanat Evi Projesi hakkında görüşleriniz nedir?

Bu konuda Davut Bey’in görüşlerine katıldığım gibi şunu da eklemek istiyorum. Bugün Bremen ve Avrupa´da yaşayan Türkler artık eski Türkler değil. Yaşam kalitesi, istekleri ve hedefleri sürekleri yükselen bir topluluk haline  geldi. Bu da insanlarımızın artık içine kapanık yaşamaktan dışa açık bir şekilde yaşamaya itiyor. Dışa açık bir şekilde yaşamada da kendi tarihinizi, kültür ve sanatınızı sergileyebileceğiniz mekanlara ihtiyacınız oluyor. İşte bizde bu noktada insanlarımızın önümüzdeki dönemlerde büyük ihtiyaç duyacağı Kültür ve Sanet Evi’mizi en kısa zamanda hizmete sunmak istiyoruz.

Orhan Bey, Avrupa´da yaşyan insanlarımız nasıl oldu da içe dönük yaşamdan dışa dönük yaşama geçtiler. Bu konuyu biraz açsak.

Kemal Bey, Avrupa’daki bu değişimde ister kabul edelim ister kabul etmeyelim UETD camiasının son 5 -6 yıldır yaptığı çalışmaların etkisi büyük olmuştur. Gerek siyasetçilerle gerekse akademisyenlerle yapmış olduğu programlar, yapmış olduğu dev mitingler ve genç nesillere şans vererek onların önünü açması insanlarımızda öz güvenin yükselmesine sebep olmuştur. Özgüveni yüksek olan insanlarda sadece kendi cemaatinin içinde değil toplumun diğer kesimleriyle de kontağa geçme, onlarla birlikte çalışmalar yapmaya iter.

Orhan Bey sormadan geçemeyeceğim 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programında İstanbul Milletvekili Sayın Metin Külünk´ün biz gazeteciler olarak “çaktı” tabirini kullandığımız olay için ne diyeceksiniz?

Kemal Bey, her programımızda her organizasyonumuzda biz bu tür şeyler yaşıyoruz. Fakat bu seferki çok ileri gidilmiş bir metoddu. Başkanımıza mesaj üstüne mesajar, telefonlar geldiğini biliyoruz. Programda Sayın Metin Külünk vekilimizde konuşmasında o tür işlerle uğraşanlara gerekli olan cevabı en iyi şekilde verdi.

Halkın tepkisi ne oldu peki?

Halkın alkışlamasını duymadınız galiba, herkes çok memnun oldu. Şunu da ifade edeyim, insanlarımız olayları gayet net bir şekilde izliyor yani yapılanların herkes farkında ve o alkışların ne manaya geldiğini de düşünmek lazım.

Orhan Bey, yeni dönemde sizin adınız hem Şube Başkanlığı için  hem de Bölge Yönetiminde geçiyor bu konu hakkinda düşünceleriniz nedir?

Kemal Bey bizim için hangi görev olursa olsun fark etmez, biz Şube   Başkanlığı ya da Bölge Yönetimi diye bir görev ayırımı yapmıyoruz.

Peki yeni görev alacak olanlar kimler? Ve onlar için tavsiyeleriniz var mı?

Yeni bölgede ya da şubelerde kimler yer alacak onu bilmiyorum ama yeni gelecek olan arkadaşlara elbetteki tavsiyem olur. Öncelikle şunu bilsinler ki UETD Bremen´de her şeyden evvel birbirimize karşı saygı ve sevgiye çok önem verilir. Hiyararşik yapıdan bu zamana kadar taviz verilmedi, verileceğinide sanmıyorum. Gelenlerin ya da gelecek olanların bu teşkilata bir katkı sağlaması gerekiyor. Aksine ben buraya gireyim, reklamımı yapayım niyetiyle glecek olan varsa geldiği gibi de gidebileceğini bilmesini istiyorum. Çünkü geçmişte bazı şeyler yaşadık.

Orhan Bey son olarak söylemek istdikleriniz var mı?

Kemal Bey, ben sadece Bremen Bölgesi için değil Avurpa’nın neresinde olursa olsun insanlarımızın UETD programlarına aileleriyle birlikte katılmalarını önemle rica ediyorum. Her programda Türkiye´nin önemli siyaşetçileri ya da akademisyenleri çok değerli bilgiler sunuyorlar. Kendimiz dahi siyaseti yakınen takip etmiyorsak da yarınlarımız olan gençlerimizi çocuklarımızı bu programlara yönlendirelim diyorum.

Röportaj: Tansu Kemal Acar